

Yansıtma kişilerin kendilerinde kabul edemediği özellikleri veya eksikleri olduğunda ortaya çıkan bir savunma mekanizmasıdır. Kişiler diğer savunma mekanizmalarında olduğu gibi bu savunma mekanizmasını henüz zihinsel olarak başa çıkmaya hazır olmadığı durumlarda farkında olmadan kullanır ve içsel huzursuzluklarını bastırmış olurlar, bu sayede zorluklarla başa çıkarlar. Ancak yansıtmanın aşırı kullanımı ikili ilişkilerin zarar görmesine ve bireylerin kişisel olarak büyümesine ve gelişmesine engel olur. Yansıtmayı fark etmek ve bunun üzerinde çalışmak, bireyin daha sağlıklı ilişkiler kurabilmesine ve kendine dair daha gerçekçi bir anlayışa sahip olabilmesine yardımcı olabilir. .
Yansıtmanın örnekleri günlük yaşamda çeşitli şekillerde görülebilir. Örneğin, kıskanç bir birey, kendi kıskançlık duygularını başkalarına yansıtarak, onların kıskanç olduğunu iddia edebilir. Bu durum bireyin kendi kusurlarını görmesini engeller ve empati yeteneğini zayıflatarak ilişkilerinde çatışmaya sebebiyet verebilir. Bir başka örnek, bireyin kendi öfkesini kabul etmekte zorlanması durumunda, başkalarının öfkeli olduğunu düşünerek kendi öfkesini görmezden gelmesidir. Bu durum bireyin kendi psikolojik rahatsızlığını azaltmaya yardımcı olurken aynı zamanda kişisel büyüme ve gelişimini engelleyebilir.
Bireyler kendilerinde benlik algılarını tehdit eden bir durumu fark ettiklerinde, kaçınılmaz olarak bu mekanizmayı kullanmaya başvurabilirler. Kendi hataları için başkalarını suçlayabilirler veya suçu başka konulara, kavramlara ve kişilere yıkmaya çalışabilirler. Örneğin arkadaş grubu içerisindeki bir kadın arkadaşına karşı ilgi duyan bir erkek, eşi bir erkek arkadaşından bahsettiğinde büyük bir kıskançlık ve öfke gösterebilir. Arkadaşına karşı duyduğu romantik hisler içten içe kabul edilemez olduğundan bunu eşine yansıtarak onu başka birine ilgi duymakla suçlayabilir. Benzer şekilde bir tartışma esnasında kızını sözünü kesmekle suçlayan bir anne, aslında bu eylemi sıklıkla kızına karşı yapıyor olabilir. Bir diğer biçimde, başkalarının eşyalarını çalma dürtüsü hisseden, fakat bu dürtüyü çevresindekilere yansıtan bir kişi örnek verilebilir. Bu kişi bir şeylerinin çalınacağını düşünür. Bu durumdan endişelenerek sürekli olarak çantasını kontrol etme ihtiyacı duyabilir. Aslında, kişinin kendisi bu çalma dürtüsüne sahip olduğundan, başkalarının da böyle bir davranış göstereceğini düşünerek çevresindekilerden şüphe eder. Böylece kabul görmeyen çalma dürtüsünden ve bundan duyduğu utanç duygusundan kendini uzaklaştırır.
Savunma mekanizmaları bilinçaltında çalıştıkları için fark edilmeleri zor olabilir, ancak öz-yansıtma yaparak kendimizdeki olumsuz davranışları ve zayıf yönleri gözden geçirerek bu konudaki farkındalığımızın ilk aşamasını oluşturabiliriz. Bireyin kendisini gözlemlediği bu süreçte kendine karşı yargılayıcı olmaması ve dürüst bir değerlendirme yapması gerekir. Savunmaya geçmek yerine, kendimizde fark ettiğimiz durumlarla yüzleşmeye çalışmak önemlidir. Davranışı fark edip kabullenmenin zorluğu göz önünde bulundurulduğunda, bu sürecin bir danışmanla birlikte yürütülmesi, bireye fayda sağlayacaktır. Böylece davranış daha açık ve dürüst bir şekilde değerlendirilebilir.
WhatsApp Destek Hattı