

Bu dönemde birtakım değişimler ortaya çıkar. Ergende tüylenme, sesteki değişiklikler gibi fiziksel değişimler ve duygusal dalgalanma, yalnız kalma isteği gibi duygusal değişimler meydana gelir. Yoğun ve zıt duygular yaşarlar. Tepkisellik, öfke patlamaları, karşı gelmeler yaşanabilir. Ebeveynler bu durumlarda endişe ve çaresizlik hisleri yaşayabilmektedir. Fakat bu değişimlerin ergenliğin bir parçası olduğu ve doğal bir süreç olduğu bilinmelidir. Ebeveynlerin bu dönem hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaları, değişimlere hazırlıklı ve sakin olmalarını sağlamaktadır.
Erickson’a göre ergenlik dönemi kimlik kazanımının edinildiği dönemdir. “Ben kimim?” sorusuna ergen bu dönemde yanıt arar. Bu dönemde kendini ve ne istediğini keşfetmeye çalışır. Bunun için farklı gruplara girebilir, farklı deneyimler yaşayabilir. Arkadaş grupları bu dönemde çok önemlidir. Kendilerini bu gruplar içinde tanımlarlar. Ergen, bu dönemde bir kimlik oluşturabilirse dönemi sağlıklı bir biçimde atlatmış olur. Fakat kim olduğuna, gelecekte ne olmak istediğine yönelik bir karar veremezse ve bu kararsızlık uzun sürerse ergen kimlik karmaşası yaşar.
Erickson ergenin bir kimlik oluşturabilmesi için Psikososyal Moratoryum denilen bir dönemden geçmesi gerektiğini söyler. Bu dönemde kimlik yoktur. Arayış, keşif ve deneyim dönemidir. İlgileri çok hızlı değişir, farklı arkadaşlıklar kurar. Bu dönemde ebeveynler keşif sürecine saygı duymaz ve seçimleri konusunda baskı uygularsa ailesinin ve toplumun beklentilerine tamamen ters bir kimlik oluşturabilir. Örneğin çok dindar bir ailenin ateist bir çocuğu olabilir. Bu dönemde ergenin kimlik gelişimine destek olmak için sağlıklı iletişim kurmak önemlidir.
Ergenlerle sağlıklı iletişim kurmak için;
WhatsApp Destek Hattı